Büyük bir çoşku, heyecan ve kıvançla kutladığımız 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı hepimize kutlu olsun
Büyük Önder Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basmasıyla başlayan; oradan Erzurum’a, Sivas’a, Ankara’ya uzanan ve nihayet büyük bir zaferle 9 Eylül 1922’de İzmir’de sona eren bu büyük yolculuk, sadece onun değil, bir milletin yolculuğuydu
İçinde bütün bir milletin nabzı atan Kurtuluş Savaşı Destanı, bu tarihi adımla başladı. Destanı yazan, başta Atatürk olmak üzere bütün bir millet...
“1919 Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım, durum ve genel görünüm:”
Mustafa Kemal’in bir dönemin öyküsünü anlattığı Nutuk, bu cümleyle başlar. Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu topluluk Genel Savaş’ta yenilmiş, Osmanlı ordusu her yerde zedelenmiş, koşulları ağır bir ateşkes imzalanmış... Büyük savaşın uzun yılları boyunca halk yorgun ve yoksul düşmüş.
Bu zorlu koşullarda verilen istiklal mücadelesi ile işgal kuvvetleri ülkeden çıkarılmış ve genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmıştır.
Zaferden sonra ise bütün enerjisini ve zamanını yeni Türkiye’nin inşasına vakfetti. 1937 yılında şöyle diyordu: “Herhangi bir şahsın yaşadıkça memnun ve mesut olması için lâzım gelen şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır.”
İşte bütün bir ömrünü ülkesinin yeniden kuruluşuna adayan ve kazanılan zaferi ilimde ve ekonomide ulaşılacak zaferler için kıymetli bir zemin olarak gören Mustafa Kemal Atatürk’ü, milletinin kalbinde yaşatan ve her zaman yaşatacak olan da budur.
Onun ifadesiyle millet ve tarih, unvan vermede o kadar cömert değildir.
Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milletin ve tarihin unvan vermede yarıştığı bir devlet adamı olarak; hem milletinin kalbinde hem de tarihteki yerini aldı.
Askeri zaferden sonra yorgun düşmüş, yoksullaşmış, suyu, elektriği, yolu, aşı, ekmeği olmayan bir ülkeyi çağdaş uygarlıklar düzeyine çıkarmak için büyük bir hayal gücü ve cesaretle başlattığı mücadele ise bizleri bugünlere getirdi.
Onun gerçek büyüklüğünü bizatihi büyük olmalarına rağmen askeri başarılarında değil ülkesinin yeniden kuruluş sorununu kavramasında gören ünlü tarihçi Bernard Lewis’in ifadesiyle O; “Türk halkına yeni bir hayat ve umut getirdi; onların enerjilerini ve kendilerine güvenlerini iade etti ve onları sadece bağımsızlık yoluna değil, daha nadir ve daha değerli bir şey olan hürriyet yoluna sağlamca yerleştirdi.”
Ülkesine, milletine, geleceğe duyduğu sevgi, inanç ve umutla ulaştığı sonucu ise Türk gençliğine güvenle bıraktı.
Şimdi siz gençlere düşen; sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığı olan bu sonucu, bu değerli mirası onun ülkesi için açtığı aydınlık yolda yürüyerek daha ileri noktalara, daha büyük hedeflere taşımak olmalıdır.Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün bilim ve kültür temeli üzerine oturttuğu Cumhuriyeti güzel ve aydınlık yarınlara siz gençler taşıyacaksınız.
İnanıyoruz ki sizler o büyük insanın bu ülkeye ve bu ülkenin insanlarına duyduğu inancı, güveni ve umudu boşa çıkarmayacaksınız.
Büyük değişim ve dönüşümlerin yaşandığı yeni bir yüzyılın başlangıcında, dünya yeniden şekilleniyor. Günümüzde bilgi; insanlık tarihinin belki de hiçbir döneminde olmadığı kadar ön plana çıkmıştır.
Yeniden şekillenen dünyada söz sahibi olmak ancak bilgiyle, bilimle ve bu bilgiyi üretecek olan gençlerle mümkün. Dünya büyük bir hızla bilişim, bilgi çağı, aydınlanma ve demokratikleşme yönünde yol alırken, bizler de bütün fertleriyle, bütün kurum ve kurumlarıyla kendimizi yenilemek zorundayız.
Bu kapsamda eğitimin tüm bileşenlerinde başlattığımız dönüşüm sürecinden amaç; temel insani ve ahlaki değerlerle donanmış; araştırma sorgulama, eleştirel düşünme, problem çözme ve karar verme becerileri gelişmiş; hayat boyu öğrenen, insan haklarına saygılı, yeniliğe ve değişime açık bireyler yetiştirmektir.
İşte bu niteliklerle donanmış gençlerimiz ülkemizi Cumhuriyetimizin 100.ncü yılına ve 2023 hedeflerine taşıyacaktır.
Bu hedef ekonomik sıkıntılardan uzaklaşmış, kalkınmasını tamamlamış, sosyal devlet olmanın gereklerini yerine getiren bir demokrasi ülkesi olmaktır. Bu hedef, Atatürk’ün ülkesi ve insanları için kurduğu büyük düşü gerçekleştirmektir.
Bu hedef ülkemizi çağdaş uygarlıklar düzeyinin üzerine taşımaktır.
Gençlerimizin bunu başaracağına; ekonomide, bilimde, sanatta, sporda ülkemizi başarılarla taçlandıracağına inancımız sonsuz.
Sizler hayallerinize ve hedeflerinize doğru yürürken, her zaman yanınızda olacağız.
Ben bu duygularla 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Nimet ÇUBUKÇU
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI